..::Diyanet İşleri Başkanlığı Bafra Müftülüğü::.. - Köşe Yazıları

 
Diyanet İşleri Başkanlığı Bafra Müftülüğü - Sitemize Hoş Geldiniz - Burada müftülüğümüz, çalışmalarımız, etkinliklerimiz ve daha bir çok bilgiye kolayca ulaşabileceksiniz - web:  www.baframuftulugu.gov.tr - e-mail:  info@baframuftulugu.gov.tr

 

ANA MENU

DİYANET

DİYANET ÇOCUK

MATBU FORMLAR

BAĞLANTILAR

ÖLÜM VE EFENDİMİZ (SAS)'İN VEFATI
Yunus ÖZDAMAR
Yunus ÖZDAMAR

Tarih: 20 Nisan 2009 Pazartesi


ÖLÜM VE EFENDİMİZ (S.A.V.)’İN VEFATI
 
Allahu Tealaya inanan veya inanmayan herkesin kabul ettiği gerçeklerin belki de birincisi, ölümdür. Zaten bunun için imanımızın göstergesi, ölümün gerçekleşeceğine inanmak değil, ölümden sonrasına inanmaktır. Soğuk, soğuk olduğu kadar da uzak gelir bize ölüm.
 Bir keresinde genç bir dostumun cenaze merasimi sonrası, orada bulunan başka bir dostuma “Tam da ölecek yaştasın.” dediğimde, “O kadar da yaşlı mı görünüyorum” demişti. Hâlbuki cenaze namazını kıldığımız merhum ile aynı yaşlardaydı. Hayatımızın son merhalesi olsa da önemli bir kilometre taşıdır ölüm. Hayatımızın en önemli aşaması, hasat mevsimimizin başıdır ölüm. Ömrümüzün hangi merhalesinde ölürsek ölelim, sorumluluğumuz o nisbette olacaktır. “Az daha yaşasaydım”  mazeretinin bir geçerliliği olmayacak Rabbimizin huzurunda. Çünkü hesaba tabi tutulurken karşılaşacağımız sorulardan birisi de “Sizi, düşünüp öğüt alacak kimsenin düşünüp öğüt alabileceği kadar yaşatmadık mı?”[1] sorusudur. Bu yönüyle ölüm, insanlar arasındaki mutlak eşitliği gösteren bir güçtür.
Sadece belli zümrenin değil, dünya havasını az da olsa teneffüs eden herkesin gideceği yoldur ölüm. Tadı kişiden kişiye farklı olmakla beraber iyi-kötü herkes tadacak ölüm şerbetini.   
Ölüm güzel şey, budur perde ardından haber…
Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber?[2]
Peygamberimiz (SAV), Miladi 8 Haziran 632(H. 14 Rebiulevvel 11)[3] tarihinde vefat etti. 23 yılını risaletle geçirdiği 63 sene yaşadı.  Sahabe Efendimiz (s.a.v.)in ölecek olmasını çok zor kabullendi. Efendimiz, ölümün kendisi için de hak olduğunu biliyordu. Yüce Allah bu durumu haber veren ayette “Biz senden önce de hiçbir beşere ölümsüzlük vermedik”[4]  ve “Ey Muhammed Şüphesiz sen öleceksin ve şüphesiz onlar da ölecektir.”[5] buyurur.  Kızı Hz. Fatıma’ya “Senden önce ölmek ne güzel.” buyuruyor.[6]  Kızının ölüm acısını tadmadan kendi ölüm acısını tadmayı güzel görüyor. Rabbine teslimiyetin en güzel ifadesidir bu. Kur’an bundan sonraki durum için “Muhammed, ancak bir Peygamberdir. Ondan önce de Peygamberler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür veya öldürülürse gerisin geriye (eski dininize) mi döneceksiniz? Kim gerisin geriye dönerse Allah’a hiçbir zarar veremez.[7] buyuruyor Yüce Allah. Eski milletler gibi Peygamberimizin tebliğ ettiklerinin ölümü ile hayattan çekilmemesini emrediyor. 
Bugün Hz. Peygamber bedenen aramızda değil. Sahip çıktığımız ölçüde tebliğ ettiği Kuran ve sünneti, aramızda yaşıyor. Bizler, doğumu ve ölümü arasındakileri bir bütün olarak alıp, hayatımıza aktarmalar yapmaya çalışırız. Sınırlı olan dünya hayatında, bu hayatın sınırı olan ölüme en iyi şekilde hazırlık yaparak ömrümüzü geçirme gayreti içinde oluruz. Efendimiz (S.A.V.)’in ifadesiyle bir han, Yunus Emre’nin ifadesiyle bir pazar olarak görmeye çalışırız dünyayı. Nihayetinde “Her nefis ölümü tadacaktır.”[8] Fermanının tecellisini bekleriz, beklemeliyiz. Bunu ölümden korkarak değil, ölüme hazırlanarak yaparız. Bunun için Şair der ki:
“Ölmek değildir ömrünün en feci işi.
 Müşkil odur ki, ölmeden evvel ölür kişi.
Böyle bir  durumda, Firavun gibi yaşayıp Hz. Musa gibi, Nemrut gibi yaşayıp Hz. İbrahim gibi, Ebu Leheb gibi yaşayıp Hz. Muhammed gibi bir ecirle karşılaşacağımızı ummayalım. Kundak ile kefenimiz arasındaki geçecek zamanı bilmediğimiz için Rabbimize teslimiyetin hazzını her daim yaşayalım. Gayemiz, Rabbimize olan vuslatımızı ve ahiretteki hasadımızı güzelleştirecektir. Bu doğrultuda niyetimiz ve duamızın şu mısradaki gibi olması dileğiyle:
Öleceğiz; müjdeler olsun, müjdeler olsun!
Ölümü de öldüren Rabbe secdeler olsun.[9]
Rabbe şükürler olsun…
 
                                                       Yunus ÖZDAMAR 
                                                                       Bafra Vaizi   

[1] Fatır 35/37
[2] Necip Fazıl KISAKÜREK, Çile, S. 153
[3] İbrahim SARIÇAM, Hz. Muhammed ve Evrensel Mesajı, S. 396.
[4] Enbiya 21/34
[5] Zümer 39/30
[6] Riyazü’s Salihin, komisyon, IV, 93.
[7] Al-i İmran 3/144
[8] Enbiya 21/35
[9] Necip Fazıl KISAKÜREK, Çile, S. 152


  
Yunus ÖZDAMAR
yozdamar@baframuftulugu.gov.tr




Bu makale 9045 defa okundu.

Yazdırılabilir Sayfa Pdf Formatı Yorum Ekle Arkadaşına Gönder


[ Geri Dön: Yunus ÖZDAMAR ] - [ Yazarlar İndeksi ]

ESMA-ÜL HÜSNA

CUMA HUTBESİ

Cuma Gününde ilgili Hutbe Yayınlanacaktır.
Eski ve Yeni Tarihli Tüm Hutbeler İçin Arşivimize Bakabilirsiniz

Arşiv

DUYURULAR

FOTOĞRAF ARŞİVİ

VİDEO ARŞİV

SÜRELİ YAYINLAR

 
PHP-Nuke Copyright © 2004 by Francisco Burzi. This is free software, and you may redistribute it under the GPL. PHP-Nuke comes with absolutely no warranty, for details, see the license.
Sayfa Üretimi: 0.94 Saniye