..::Diyanet İşleri Başkanlığı Bafra Müftülüğü::.. - Köşe Yazıları

 
Diyanet İşleri Başkanlığı Bafra Müftülüğü - Sitemize Hoş Geldiniz - Burada müftülüğümüz, çalışmalarımız, etkinliklerimiz ve daha bir çok bilgiye kolayca ulaşabileceksiniz - web:  www.baframuftulugu.gov.tr - e-mail:  info@baframuftulugu.gov.tr

 

ANA MENU

DİYANET

DİYANET ÇOCUK

MATBU FORMLAR

BAĞLANTILAR

FELAKETİN HABERCİSİ(İSRAF)
Bürhan KELEŞ
Bürhan KELEŞ

Tarih: 23 Nisan 2009 Perşembe


Yaşlanan dünyamızda, insanlığın faydalandığı doğal kaynaklar, zamana paralel olarak azalmaya başlamıştır. Doğal kaynakların giderek noksanlaşması, kâinatla olan her şeyin bir ölçüye göre yaratıldığı (Kamer–49), hiçbir şeyin sonsuz olmadığı ve bir gün nimetlerinde yok olacağının bir işaretidir. Bu gerçek insanlığın istifadesine sunulmuş yeraltı ve yerüstü doğal kaynaklarının, ölçülü ve dengeli kullanılmasını gerekli kılmıştır. Diğer taraftan da, azalan doğal kaynakların yerine kullanılabilecek alternatif kaynakların araştırılmasına, yeni kaynakların keşfine sebep olmuştur.
İslâm inancına göre dünya hayatı sınırlıdır. Dünya hayatı sınırlı olunca, dünya üzerinde mevcut olan şeylerin de varlıkları sınırlıdır. Bundan dolayıdır ki, dinimiz bütün nimetlerin ölçülü ve dengeli kullanılmasını emretmiştir. Genel olarak inanç söz ve davranışlarda dinin, akıl veya örfün uygun gördüğü ölçülerin dışına çıkmayı, özellikle mal veya imkânların meşru olmayan amaçlar için savurma anlamına gelen israfı da (İslâm Ansiklopedisi–21 İsraf maddesi) yasaklamıştır.
Kur’an-ı Kerim’de “Her biri meyve verdiği zaman meyvelerden yiyin, devşirip toplandığı günde hakkını (zekâtını) verin, fakat israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.”(Enam–141) “Yiyin için fakat israf etmeyin, çünkü Allah israf edenleri sevmez” (Araf – 31) buyurmakla israf kesinlikle yasaklanmış. İsraf ederek nimetlerin kıymetini bilmeme gibi menfi davranış sahiplerini de Allah’ın sevmediğini belirtmiştir.
“(onlar) harcamalarında ne israf eder, ne de cimrilik ederler, ikisi arasında orta bir yol tutarlar.”(Furkan-67), “Eli sıkı tutma, büsbütün eli açıkta olma, sonra kınanır. (kaybettiklerinin hasretini çeker) durursun.” (isra-29)
“Yiyiniz, tasadduk ediniz, giyiniz, bunları yaparken israfa ve tekebbüre kaçmayınız.” (Kütüb-i Sitte Muhtasarı Terceme ve Şerhi 16-361) buyrularak da bütün harcamalarımızda orta yolu takip etmemizi ne çok az vermek suretiyle cimri, ne de çok çok vermek suretiyle savurgan olmamamız gerektiğini nimetleri kazanırken gösterilen özen ve hassasiyetin, harcanırken de gösterilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Malı kazanırken helal ve meşru yollardan kazanılmasına gösterilmesi istenen duyarlılık malın sarf edilmesi sırasında da gösterilmesi istenmiştir.
İsrafı birçok farklı boyutlarıyla ele alıp değerlendirmek mümkündür. Bu noktada önemini daha sonra fark ettiğimiz israf konularına temas etmekte fayda mülahaza ediyorum.
Günümüzde insanlarımızın pek çoğunun gaflet ve umursamazlığı yüzünden düştüğü hataların başında tembelliğin ve miskinliğin alameti olan zaman israfıdır. Zaman israfı telafisi mümkün olmayan bir zarardır. Kur’an-ı Kerim’de “Asra yemin ederim ki” (Asr-1) buyrulması geceden, gündüzden, günden, ay’dan söz edilerek zaman mefhumunun önemine dikkat çekilmesi, zamanın insan hayatında çok önemli bir yeri olduğunu insanoğlunun dünyaya bir sefer geldiğini ve bu zaman diliminin kıymetinin bilinmesine ve ona göre değerlendirilmesi gereğine vurgu yapılmıştır.
Farkında olmadan yaptığımız milyarlarımızı çöpe attığımız bir israf da ekonomik israftır. Atalarımız, damlaya damlaya göl olur demişlerdir. Hiç kimse bir çuval ekmeği birden çöpe atmaz. Buna mukabil her gün soframızdan önemsemeden çöpe giden ekmek parçalarını yıl boyunca bir araya getirsek belki de iki çuval ekmek yapar. Bir gazetede çıkan haber tüyler ürperticidir. Felaketin korkunç boyutunu ortaya koyuyor. “Türkiye’de her gün 12 milyon ekmek çöpe gidiyor. İsraf edilen ekmeğin günlük maliyeti 2.6 Milyar Tl’yi buluyor.”(Türkiye–20 Ekim 2005) Yansımasına aldırmadığımız elektrik lambalarının yıllık maliyetini bir hesap etsek, musluklardan göz göre göre akıttığımız suların maliyetinin yıllık bedelini bir hesap etsek, buruşturup buruşturup çöpe attığımız kağıtların toplam kaç hektar orman ettiğini bir düşünsek, bütün bu saydığımız nimetleri bize lütfeden Rabbimizin şiddetle israftan kaçınmamızı istemesinin altındaki temel espriyi anlamış oluruz.
Tv.’de bir program vardı. Prof.Dr. Üstün DÖKMEN’in sunduğu bu programın adı ”Küçük Şeyler” insanlar tarafından küçük görülen, önemsenmeyen sözler, fiiller, davranışlar zaman içinde çok büyük neticeler doğurabiliyor. Bu program aynı zamanda insanların ahlaki bakımdan ne kadar israf içinde olduklarının ekrana yansıtılmasıdır.
Netice itibariyle, insan sahip olduğu bütün nimetlerin kadrini ve kıymetini bilip, ölçülü ve dengeli kullanmalı, israftan ve gösterişten kaçınmalıdır. Sahibi olduğunu zannettiğimiz nimetlerin asıl sahibi biz değiliz. Nimetlerin asıl sahibi bu nimetlerden dolayı bir gün bizi hesaba çekecektir. “Nihayet o gün (dünyada yararlandığınız) nimetlerden elbette ve elbette hesaba çekileceksiniz.”(Tekasür-8) buyrularak bu gerçeğe dikkat çekilmiştir.


                                                                                                                     Bürhan KELEŞ
                                                                                                                     Bafra Müftüsü


  
Bürhan KELEŞ
burhankeles@baframuftulu.gov.tr




Bu makale 8814 defa okundu.

Yazdırılabilir Sayfa Pdf Formatı Yorum Ekle Arkadaşına Gönder


[ Geri Dön: Bürhan KELEŞ ] - [ Yazarlar İndeksi ]

ESMA-ÜL HÜSNA

CUMA HUTBESİ

Cuma Gününde ilgili Hutbe Yayınlanacaktır.
Eski ve Yeni Tarihli Tüm Hutbeler İçin Arşivimize Bakabilirsiniz

Arşiv

DUYURULAR

FOTOĞRAF ARŞİVİ

VİDEO ARŞİV

SÜRELİ YAYINLAR

 
PHP-Nuke Copyright © 2004 by Francisco Burzi. This is free software, and you may redistribute it under the GPL. PHP-Nuke comes with absolutely no warranty, for details, see the license.
Sayfa Üretimi: 0.94 Saniye